Hakkımda
Aşk cesaret ister, kocaman bir yürek ister.Aşk hayata karşı işlenilen en doğru suç ortaklığıdır,Aşk hayatıntekdüzeliğine, bütün sıradanlığına en soylu başkaldırıdır.
Bağlantılarım
*
*
*
Kategoriler
Arkadaşlarım
• silagurkan • ossdersanesi
|
Seni sevmeyi ağır ödüyorum
******>
Ruhumu yakıyorum senden kurtulabilmek için.Binlerce kilometre uzaklara gidiyorum.Yinede her gülüşünde, içimde aşka dair birşeyler hep eksiliyor.Her yeni güne senin renklerinle başlardım eskiden.Şimdi ise, sabahları güneşin doğuşunu izlerken, yaşama sevincimi biraz daha kaybettiğimi hissediyorum.. Seni sevmeyi ağır ödüyorum
Hergün biraz da aşkı yitiriyor Yüzündeki gökkuşağının ağrılı rengi Sabahlara yakın sessiz gelişleri Hırsız gibi kararsız, kararlı..
Ne sen olacaksın bunda sonra, nede bende bıraktığın izlerin.Sana ait olan herşeyi, seninle birlikte başka kollara bıraktım.Ruhumun çektiği acıları, yalancı gülüşlere sattım..Herşeyin bedelini ödedim.Rahat ol, yapman gereken bir şey yok.Vazgeçtim ruhumdan...
Vazgeç yüreğimden düşlerimden Yaralıyım dillerinden Ben değilim seviştiğin Affedemem beni affet Gidiyorum uzaklara, sensizliğe...
(Oysa içim nasıl acır yokluğunda.Gecelerim ne zor geçer..Sensizlik yüreğimi nasıl yakar..Bir bilsen..Söyleyemem...)
Kahretsin yapamıyorum! Kaçtıkça sana geri dönüyorum.. Seni sevmeyi ağır ödüyorum..
|
Tarih: 23:01, 31/12/2007 Kategori: ASK HiKAYELERi |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Sevmek Cesarettir
******>
Korkunun oldugu yerde ask yoktur. Cesarettir sevmek. Duzenlere,oyunlara, kotuluklere meydan okumaktir.
Sevmek; uzaklasmaktir yalandan,bencilligi hice saymaktir. Bir baska acidanda inanmaktir sevmek. Gercekten inanmaktir, tumden inanmaktir. Insan sevince; sevdigine butun varligi ile teslim olmamissa, yeteri derecede sevmemis demektir. Ve ona kayitsiz sartsiz inanmiyorsa, sevgiden bahsetmeye bile hakki yoktur. Kiskanclik inancimizin butunlugu olcusunde besler aski. Supheyse oldurur.Suphenin oldugu yerde inancin yeri olmaz. Sevgiden bahsedilemez orada. Kiskancliksa; kutsal bir duadir,dudaginda sevenlerin.
Sevmek; var olmaktir bir bakima,derinden bakilinca yokluga benzer. Sevmek butunlenmektir. Cok seven eksildigini zanneder,oysa artmaktadir sevmek,cogalmaktir. Cevrenin gozlerimizden silinmesi, once bir eksilme hissi verir insana. Fakat o her seyimizi varligi ile doldurdukca arttigimizi anlariz. O bir tek kazanc,butun kayiplarimiza bedeldir. Bir an gelir; her seyi onunla degerlendirmeye baslariz. O bugun mutluysa yasamak guzeldir. Kabimiza sigmayiz. Sarkilar soylemek gelir icimizden. O kederliyse ,gozlerimizde hersey kederlidir artik. Butun guzellikler bir bir yitirirler anlamlarini. O anlarda olumu dusunurde,yine olemeyiz kurtulamamak icin. Yanmaktir,tutusmakt ir sevmek ve yasadikca hic sonmemektir.
Dinle sana sevmenin ne olmadigini soyleyecegim once. Ne oldugunu sonra anlayacaksin.
Dinle, sevmek alis veris degildir. Geometri degildir,aritmetik degildir. En degerli seydir belki,ama karsiliginda hicbir sey alinmaz. Karsiliksiz bir ceke atilmis kuru bir imza degildir sevmek. Iskambil kagidi degildir,zar degildir,bir dilim degildir,hesap pusulasi degildir sevmek. Sevginin bedeli yine sevgiyle odenir,altinla degil. Sevilmekse; sevmenin mukafatidir ancak,karsiligi degil. Bir sevgiye es bir baska sevgi olamaz. Cunku her sevgi birbirinden buyuktur. Sevgi tartilamaz, sevgi olculemez.
Sevgi; gram degildir, mesafe degildir. Derinlik sanirsiniz,yuksekli ktir o. Sevgi; dudak degildir,goz degildir,sac degildir. Sandalye degildir sevgi,yatak degildir, carsaf degildir. Icki degildir,icemezsini z fakat herseyden guzeldir sarhoslugu. Gecip karsisina seyredemezsiniz, manzara degildir,tablo degildir,heykel degildir. Okuyamazsiniz kitap degildir. Bilmece degildir,cozemezsin iz. Istesenizde icinizden atamazsiniz. Kan degildir,kesip damarinizi akitamazsiniz. Siz agladikca o guclenir icinizde. Akmaz, gozyasi degildir. Kus degildir ucmaz, cicek degildir koklanmaz. Bitmez cile degildir. Ne desen o degildir sevmek.
SEVGIYI TARIF ETMEYE KALKSAM, SENI ANLATIRDIM DUNYAYA
|
Tarih: 22:53, 31/12/2007 Kategori: ASK HiKAYELERi |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Gözlerim Değil Yüreğimdi Seni Gören
******>
Bir kalp çizdim gökyüzüne Yıldızlarla yazdım isminin başharfini Bir aşk şarkısı dilimde Uçursam sevgimi sana nağmelerle
Seviyorum seni seviyorum Özlüyorum gizlemeden söylüyorum İsterim ki sen de yaz bu sevgiyi kalbine Aşkın baharında aç şu gönlümde
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın, orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.
Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle...
Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin. Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
|
Tarih: 22:51, 31/12/2007 Kategori: ASK HiKAYELERi |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
BÖYLE SEVDİM İŞTE
|
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın, orada kalmalıydın. çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.
Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle...
Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin.
Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorulmadım. çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
Sevdim işte ötesi yok...
| |
Tarih: 20:45, 31/12/2007 Kategori: ASK HiKAYELERi |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
KALBİMİN SAHİBİ
Genç kız feci bir hastalığın pençesinde kıvranıyordu. Yaralı kalbi artık bu dünyaya daha fazla dayanamamaya başlamıştı. Çok zengin olan ailesi tüm gazetelere, kalp nakli için ilan vermişlerdi... Canını feda edecek birini arıyorlardı...Genç kız ise her gün hastane odasında biraz daha solmaktaydı. Yine yalnızdı odasında, gözü yaşlı, boynu bükük ölümü bekliyordu...Gözlerini kapadı, bu küçük odada gözyaşı dökmekten bıkmıştı... Yinede engel olamadı pınar gibi çağlayan gözyaşlarına. Sevdiği geldi aklına, fakir ama onu seven sevgilisi... Her gün aynı şeyleri düşünüyor, anıları bir film şeridi gibi gözünün önünden geçiyordu...
"Param yok ama sana verebileceğim sevgi dolu bir kalbim var" demişti delikanlı... Genç kızda zaten başka birşey istemiyordu...Sevgiye muhtaç biri, sevdiğinin sevgisinden başka ne isteyebilirdi ki... Ama olmamıştı işte, dünyalar kadar olan sevgilerinin arasına, o lanet olasıca para girmeyi bilmiş, onları ayırmıştı... İşte paranın geçmediği zamanlara gelmişlerdi.. Ne önemi vardı artık? Şu son günlerinde, sevdiği yanında olsa yeterdi... Ayrılıklarından bu yana 5 bitmeyen, çile dolu yıl geçmişti...Her günü zehir, her günü hüsran...Ama genç kız hep sevgisini yüreğinde taşımış,kalbini kimseyle paylaşmamıştı. Sevdiğini düşündü işte o an.. Acaba o neler yapmıştı bu kadar sene boyunca.. Kimbilir kiminle evlenmiş, çoluk çocuğa karışmıştı... Gözlerinden bir damla yaş daha damladı kurumuş, bitmiş ellerine. Ellerine baktı, bir zamanlar ellerinin, elerini tuttuğunu hayal edip, her gün saatlerce ellerini seyrederdi... En çokta saçlarının dökülmesine üzülüyordu. Çünkü sevdiği öpmüş, koklamıştı onları. Her bir tanesi koptuğunda, kalbine bir ok daha saplanıyordu. Kalbi yine sızlamaya başlamıştı. Belki sevdiği yanında olsa, kalbi bu kadar yorulup, veda etmezdi yaşama... Zaten artık ölüm umrunda değildi genç kızın. Sevdiğinden ayrı yaşamanın ölümden ne farkı vardı ki.. Tekrar o geldi aklına... Keşke keşke yanımda olsa dedi. Son bir kez elini tutsa yeterdi. Gözlerini son bir kez öpse, rahatça ebediyen gözlerini kapatabilirdi artık... Gözleri pınar gibi çağlamaya başladı. Sevdiğini son bir kez göremeden ölmek istemiyordu.. Ufakta olsa ondan bi hatırasını almadan bu dünyadan göçmek istemiyordu... Oysa sevdiği, kimbilir kiminle beraberdi. Kendi sevgi dolu kalbinin kimseyle paylaşmayı düşünmemişti bile, ama acaba o paylaşmış mıydı ? Onun sevgisini silmiş atmış mıydı acaba kalbinden ? İçi birden nefretle doldu. Üstüne büyük bir ağırlık çöktü. Onu düşündükçe her dakikasının zehir olması artık çok daha ağır geliyordu genç kıza... Ölmek istedi, artık yaşamak istemiyordu bu dünyada.. Ama sevdiğinden bir hatıra almadan ölmeyeceğine and içmişti. Tekrar gözlerini açtı. Kimbilir belki de sevdiği onu unutmuştu.. Bu düşünceler içinde derinliğe daldı...Birden babası girdi odaya, kızına kalp nakli için bir gönüllü bulduklarını müjdeleyecekti. Fakat genç kız çoktan uykuya dalmıştı.. Bir meleği andıran masum yüzü, sevdiğinin özleminden sırılsıklamdı... O gece biri gözlerini dünyaya kapadı, genç kız ameliyata alındı. Tekleyen ve görevini yerine getirmeyen kalbi değiştirilmişti. 1 hafta sonra tekrar gözlerini açtı dünyaya genç kız. Ama dünya daha farklı geldi ona. Sanki bir şeyler eksikti... Aradan aylar geçmiş genç kız artık iyice iyileşmişti. Ama içindeki burukluğu bir türlü atamıyordu. Sevdiği aklına gelince kalbi eskisinden daha çok sızlıyordu.. Bir kere, bir kere görebilsem diye mırıldandı...Kalbi yine sızlamaya başlamıştı. Yeni kalbi onu iyileştirmişti ama nedense her gece aniden hızlanıyor, onu uykusundan uyandırıyor ve sanki yerinden çıkacakmış gibi atmaya başlıyordu... Genç kız bir anlam veremediği bu durumu doktora anlatmış, ama ameliyat kolay değil, bir aydan geçer demişti doktor. Aylar geçmişti ama hala aynıydı durum. Çiçeklerinin yanına gitti. Her gün onlarla saatlerce dertleşiyor, zaman zaman ağlıyordu onlarla.. En çokta kan kırmızısı gülünü seviyordu. Çünkü kırmızı gülün onun için yeri apayrı idi. Oda genç kızla beraber gülüyor, onunla beraber ağlıyordu. Onu sevdiği gibi görüyordu genç kız. Ve gülünü sevdiğini ilk gördüğünde ona hediye edeceğine dair yemin etmişti. Başka türlü paylaşamazdı gülünü kimseyle... Kapı çaldı aniden. Kapıyı açtı ama kimse yoktu. Gözü yerdeki beyaz zarfa ilişti. Yavaşça eğilip zarfı yerden aldı. Birden kalbi deli gibi atmaya başladı. Ne olduğunu anlayamıyordu. Zarfın üzerinde ne bir isim, ne bir adres vardı. Zarfı açtı, içinden beyaz bir kağıda yazılmış bir mektup çıktı. Kalbi daha hızlı atmaya başladı. Onun kokusu vardı kağıtta. Evet, onun kokusu vardı. Yıllar yılı özlemini çektiği, yanında olabilmek için canını bile verebileceği sevdiğinin kokusu vardı mektupta.. Başı dönmeye başladı. Koltuğuna geçip oturdu yavaşça...Kağıdı açtı. Ve elleri titreyerek okumaya başladı. "Sevgilim, senden ayrıldıktan sonra, bir kalbe 2 sevginin sığmayacağını bildiğimden dolayı, ne bir kimseyi sevebildim, nede kimseye bakabildim... Her günüm diğerinden daha zor geçti, çünkü her gün özlemin dahada artıyordu.. Sana kitapları dolduracak kadar şiirler yazdım. Her biri diğerinden daha da hüzünlüydü. Yazdım, okudum, ağladım... Her gün yazdım, her gün okudum, senelerce ağladım... Her gece seni düşündüm sabahlara kadar, her gece senin yanında olmayı istedim. Ve her gece sensizliğe lanet ettim, uykuları haram ettim kendime, sensiz olmanın acısını gözlerimden çıkardım... Ve bir gün her şeyi değiştirecek bir fırsat çıktı önüme. Bunu fırsatı değerlendirmeyip, kendime haksızlık edemezdim...Ve değerlendirdim... Senden çok uzaklara gittim, belki seni unuturum diye..Ama tam tersi oldu. Seni daha çok özlüyorum artık... Senden çok uzaklardayım belki, ama yinede seni görmek için uzaklardan gelebiliyorum. Hem de her gece...Seni seviyor, seyrediyor ve eğilip sen uyurken yanağına bir öpücük konduruyorum.. Bazen gözlerini açıp bakıyorsun, geldiğimi bildiğimi sanıyorum ama yine o tatlı uykuna geri dönüyorsun. Yarın birbirimizi sevmemizin 6. senesi... Hep ben geldim şimdiye kadar senin yanına, yarında sen gel olur mu sevgilim.. Ha, unutmadan, sana hep sözünü ettiğim, kalbime iyi bak olur mu ? Çünkü göz yaşlarımla, adını yazdım ona...Seni senden bile çok seven bir sevgi var kalbinin içinde... Unutma, kırmızı gülü de unutma olur mu ??... Seni Seviyorum, Yanıma Gelinceye Kadarda Seveceğim...
SEVGİLİN !!!
|
Tarih: 16:03, 31/12/2007 Kategori: ASK HiKAYELERi |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|